Duyuru

Atatürk'ün hayali olan Türkiye'yi gercekleştiriyoruz.  R.T. ERDOĞAN

Ziyaretçi Sayacı

Bügün450
Bu Hafta450
Bu Ay4802
Tüm Zamanlar499676

MEB Haber Bandı

Sosyalleşme mi? YASAHHHHH

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeninde yapılanan ders saatlerinden öğrencilerin derslerinin yanında da sosyalleşmesinin artırılması için haftada 4 saat sosyalleşmeyi amaçlayan dersler göreceklerdir.

Okullarımızda söylediğimiz saç ayağını oluşturan öğretmen, öğrenci ve velilerin ortak olarak kaynaşacaklarını en önemli paylaşım sosyal etkinliklerde beraber olmaktır. Öğrenci ile öğretmen arasında her zaman yıkılmaz duvar vardır ki bu duvarı sosyal etkinlikler yıkmaktadır. Eğitim verdiğimiz kurumlara baktığımızda bunu en iyi şekilde görürüz. Öğrencilerimiz öğretmeniyle daha iyi yakınlaşmakta bu yakınlaşma öğrenci ile öğretmenin iletişimin gelişmesine sağlar. Özel okullarda başarının artırılmasının temelinden sosyal faaliyetlerin çok fazlasıyla yapılmasıdır. Öğretmen veli ile her türlü sosyal faaliyet paylaşmakta buda öğrencinin derslerine olumlu yönde etkilemektedir. Bir öğretmen arkadaşlarımızdan biliriz özel okullar her hafta en az üç veliyi evinde ziyaret etmekte okul öğrenci dersler hakkında görüşlerini paylaşmaktadır.

10 yıllık öğretmenlik hayatımda hep sosyalleşmeyi dersle beraber götürmeye çalıştım. Bazen sosyalleşme daha fazla önem verdim; çünkü dersler gelir gecer ama sosyalleşme insanın olduğu her yerde vardır.

Görev yaptığım okullarda sosyalleşme ilgili anılarımı paylaşmak isterim.

1- Van Erçek Mehmetçik ilköğretim okulunda ( Merkeze bağlı belde de okul ) 7 sınıf rehber öğretmeni olarak öğrencilerimin evine ziyarette giderdim. Aynı lisanı paylaşmasak bile aynı softaya oturduğunuz zaman aynı kalbi taşıyorsunuz. Öğrencilerimle halk oyunlarına katıldık. 3 ilköğretim okulu arasında MEB’den izin alarak bilgi yarışması, spor karşılaşmaları düzenledik. 2001 yılında 4 sayı olacak şekilde okul gazetesi yayınlamıştık.

2- Van Erçek Mehmetçik ilköğretim okulundan 2002 de isteğe bağlı olarak Darıca ilçemizde göreve başladım. İlköğretim okulunda ilk önce 7E sınıfının rehber öğretmeni oldum. Öğrencilerimle her türlü sosyal faaliyete katılırdık. Her ay sınıfının çalışkanlarını ki kendilerini seçerlerdi 3 öğrenci ile dışarıda yemek yerdik. Yemeğimizi velilerimize karşılardı. Satranç egzersiz dersine sınıfım öğrencileri katılır iletişimimiz daha güçlü olurdu. Bu okulda unutamadığım bir anımı paylaşmak isterim. Okulumuzda bir tane projeksiyon cihazı vardır. Okuldan eski bir pc kasası ayarlayıp önce çok amaçlı salonda ders işledim. Projeksiyon sınıfımdan okulda hırsızlık oluyor ve bunu da benim dersimin olduğu öğrenciler yapıyor diye oradan çıkardırlar. Bende okulumuzda iki tane fen laboratuarı vardı. Fen laboratuarını kimse kullanmıyordu. Projeksiyon sınıfı yapmak için idareden izin aldım. Projeksiyon sistemin kurulması camların siyah kartonla kapanması gibi farklı giderleri kendim karşıladım. Amaç öğrencilerimize farklı şekilde ders anlatmaktı. 1 ay düzenli şekilde ders işledikten sonra laboratuarı başka öğretmenlerde kullanacak ayrıca projeksiyon cihazının lambası biter diye sadece ben değil tüm öğretmenlerin kullanması gerektiğini belirterek benden projeksiyon sınıfını, projeksiyon tesisatını laboratuar dan sökerek laboratuarı boşaltılar. Tabii idare her zaman haklı mantığıyla iş yapmaktaydılar. İşin en acısı da benden aldıkları laboratuarı bir gün sonra hizmetli personele cay odası olarak idare tarafından verilmesiydi.

3- Başka bir okula atama istedim. Yeni okulum eski okulumdan çok güzeldi. İdarecilerimiz de farklı olur diye düşünmüştüm. İlk sene 8. Sınıfların rehber öğretmeni oldum. Öğrencilerimizle satranç ve değişik şekillerde sosyal faaliyette bulunmuştur. Bir akşam yemeğini öğrencilerimizle gitmemiz çok güzel geçmişti. Akşam yemeği için idare öğrencilerimizle beraber akşam yemeği yemek istediğimi söylediğimde mesai saatleri dışında idarenin karışamayacağını bir sorun çıkarsa sorumlu ben olacağımı söylemişlerdi. İşte yurdumun idareci mantığı…………… Buna rağmen öğrencilerimle yemeğe gitmiş ve güzel bir akşam yemeği yemiştik.

4- Bir başka anım ise öğrencilerimle İstanbul ‘un Fethedilmesini işleyeceğiz. Öğrencilere bunun bir tiyatro gibi yapalım diyerek görev dağılımı yaptım. Fatih Sultan Mehmet, sadrazam, divan toplanacak ve karar alınacaktır Askerler olacak savaş yapılacaktı. Tabii Bizans askerleri de olacaktı. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethini canlandıracağız ve sonunda İstanbul fethedilecektir. Bunun için herkes verilen görevleri yapması gerektiğini savaşı canlandıracağımız içinde ellerindeki oyuncak silahları getirebileceğini söyledim. Öğrencilerimizde konuya çalışarak ki birazda abartarak sınıfta oyuncak silahlarını cıkartıp oyun oynamışlar. Vay sen mi sin okula oyuncak silah getiren…. 20 dakika fırça…………………

5- Bir başka unutulmaz konu ise Karadeniz de çay yetiştirilmesini ve Çayın Türkiye gelişini işleyeceğiz. Çay konusu en iyi nasıl anlatılır tabii ki bana göre çay içerek anlatırsın… Öğretmenler odasından tepsiye bardakları doldurdum. Yetmediğini kantinden öğrencilere ısmarladım. Elimde çay tepsisi derse giriyorum.. DURRR .. Nereye gidiyorsun. Ders işlemeye gidiyorum Konumuz çay.. Sen bilmiyor musun öğretmenin sınıfta çay içmesi yasaktır. İdarecilerimize ayrı ayrı hesap ver…

6- 3 tane öğrencimizin doğum günü bir birine yakındı. Velilerle görüştüm ve öğrencilerimize ders dışında doğum günü kutlaması yapacağız. Ve her şey tamam .. Branş öğretmenlerinden sorumlu idarecimizin de haberi var. Ders çıkışında doğum günü kutlamasını yapıyoruz. Pastayı kestik slaytlarla öğrencilerimizin özel anlarını izliyoruz. KAPI ACILIYOR VE İDARECEMİZ.. Ne yapıyorsunuz… Anlatıyorum. Bir daha yapma böyle boş işler diyerek içeri bile girmeden fırçasını atıp çıkıyor.

İşte birkaç tane sosyalleşme ile ilgili unutamadıklarımı anlattım. Şimdi merak ediyorum idarecilerimiz sosyalleşme olayına nasıl bakacaklar şimdi…

Görelim Neyler Neylerse güzel eyler..