|
Çocukları eğitmek çok zor Çocuklarımızın eğitim ve öğretiminden aile, öğretmen ve çevre mesuldür. Günümüzde çocuk eğitimi ve öğretiminin ne kadar zor olduğunu biliriz. Dünyanın en zor, en çileli bir o kadar da; zevklidir çocuklarla ilgilenmek. Çocukların yaşlarına göre davranmalı insan. Çocukları eğitirken çocuğun gelişim çağını, olgunlaşma dönemini göz önünde bulundurmalıyız. Dünya da hayır dualı çocuk bırakabilirsek, en kıymetli miras bırakmış oluruz. Çocuk eğitimini sadece aileye, çevreye, okula bırakmak uygun değil. Bu kadar ciddi meseleyi, aile çocuğun ilk döneminde ihmal etmemeli. İlk öğretmen, ilk mürebbi çocuk için ailedir. Aileden de annedir. Gelecek neslin istediğimiz şekilde olmasını arzu ediyorsak önce anne adaylarını eğitmeliyiz. Anne eğitimli olsun derken kariyer konusunu konuşmuyoruz. Annenin çocuk terbiyesi noktasında dikkat etmesi gereken davranışlarla donanımlı olmalı. Anne adayı öncelikle helal lokmayla beslenmeli. Toplumun ve dinimizin benimsediği ve önerdiği kurallara uymalı. Allah’ a dua etmeli. Hayırlı evlat için yalvarmalı, yakarmalı. Doğumundan itibaren de gerekli vazifelerini yapmalı. Akika kurbanını kesmeli. Kitap okumalı, masal anlatmalı, ninniyle uyutmalı. Çocuğun sağlıklı olması için de anne sütünü emzirmeli. Çocuğu emzirirsem güzelliğime zarar verir düşüncesi yanlıştır. Çocuğun temizliğine dikkat etmeli. Çocuğun yanında konuşurken, büyük insan var kabul ederek edep dairesinde konuşmalıyız. Anne baba çocuğu öpmeli. Ağladığında hem baba hem de anne sahiplenmeli. Sadece anne veya baba ilgilenmemelidir, sonuçta nane kadar baba, baba kadar anne mesuldür. Günümüzde de hala yanlış olsa da babaların çocukla ilgilenmesi yadırganmakta. Dil gelişiminde ise istediğimiz şekilde kelimeleri öğretmek için anlayacağı şekilde ifadelerle davranmalıyız. Çocuğa küçüklüğünde konuşmaktan çok, davranışı öğrenir. Dünyanın en zor mesleğiyle hayatını devam ettiren meslek sahipleri bile itiraf ediyorlar ki, dünyanın en zor konusu olarak çocukların terbiyeleri olduğunu dile getirmekteler. Ordumuzda yüzbaşı rütbesiyle görev yapmakta olan bayan subayımızın ifadesi dikkat çekici geldi bana. Meslek hayatımda zorluklar yaşadım. Meslek hayatımda ki sorunları bir şekilde hallettim. Ama anneliğin çok zor olduğunu ise her gün yaşıyorum. Hele çocuklarımın eğitimi ve öğretiminde zorluk derecesi daha da gün yüzüne çıkmaktadır. İki çocuğum var. (Allah bağışlasın.) Mesleğimde istediklerimi, karşımda ki adaylar yaşı ne olursa olsun yaparlar. Eve gelince iş değişiyor. Benim çocuklarım olmasına rağmen bazen söz dinletemiyorum. İstediklerimi yapmıyorlar veya niçin diye sorguluyorlar. İmkânlarımızı evlatlarımıza sunuyoruz. İsteklerine cevap vermekteyiz. Aynı çocuklarımıza eğitim konusunda ihmalkâr davranmışsak sonucu iç açıcı olmaz. Bizim bir dediklerini iki etmediğimiz can yavrularımız bizi dinlemezler. Çaresiz üzülürüz. İşte denir ki, çocuklarımızın eğitimi çok önemli ihmale gelmez. Çevresine de dikkat etmeliyiz. Çocuğumuz kimlerle arkadaşlık yapıyor, bizim ahlak yapımıza uyuyor mu, uymuyor mu? Uymuyorsa çocuğumuzu medenice uyararak çevreden koparmalıyız. Velilere çoğu öğretmenimiz demiyor mu ki, öğrenci geldiğinde iyiydi. Ne zaman falanlarla arkadaşlık yapmaya başladı. Bambaşka oldu çıktı. Çalışkan dersten başka konulara alakası olmayan öğrencimiz ilgi alanını değiştirdi demedik mi hiç? Duymadık mı öğretmenlerden. Okula kayıt yaptırayım da öğretmen uslandırsın diyen velileri de duymuşsunuzdur. Öğretmen eğitsin felsefesi de doğru olmaz. Öğretmenlerimiz gerçekten elinden geldiğince emek çekiyorlar. Okul, eğitim ve öğretim için var. Öğretmen öğrencilerin yanlışlıklarını, doğruya çevirmek için çabalar. Yerine göre anlatır, yerine göre ikaz eder, yerine göre ufakta olsa dövme dışında ceza verir. Bunlar öğrencinin yanlıştan kurtulması içindir. Yanlışlarımızı hepimiz biliyoruz. Doğruları hep beraber yaparsak öğrencilerimizi kazanırız. Ev, okul ve çevre bütünlüğü sağlanmalı. Evde ki eğitim ve öğretim sokağı, sokaktaki, okulu desteklemeli. Öğrencilerimizde hata var mı? Vardır, önce aile kendini sorgulamalı, kendi dışındakileri suçlamamalı. Suçlama yerine yanlışını aramalıdır. Çocuklar, öğrenciler hepimizin. Onların iyi insan olmaları için hepimiz elbirliği yapmalıyız. Aksayan yönlerimiz varsa, herkes kendini eksiğini tamamlamalı. Çocuklarımıza önce doğruları öğrettiğimiz gibi bizde doğru olmalıyız. Aile, çevre ve okul eğitim ve öğretim konusunda çatışmamalıdır. Birbirini uyumlu makine dişlileri gibi desteklemeli. Bariz hata olarak tespitim var. Öğrenciler toplum için de hata yaptıklarında hemen suçluyu işaretliyorlar. Toplumda ki yaşça büyük kişiler şöyle diyorlar: Sizin öğretmenleriniz bunları mı öğretiyor diye söyleniyorlar? Öğretmenlerin öğrettiklerini aile desteklemeli, aile; öğrencinin, çocuğun hata yapabileceğini kabullenmeli. Nerden bakarsak bakalım dünyanın en zor işi çocuk eğitmek.
YAZININ ORJINALİ İÇİN TIKLAYINIZ..
|